Mal Rejiminin Tasfiyesi: Katılma Alacağı ve Değer Artış Payı
İçindekiler
- 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren sözleşmeyle başka bir rejim seçmeyen eşler bakımından yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılmadır.
- Boşanma davasının açıldığı tarihte mal rejimi sona ermekte ve edinilmiş mallar kanundaki esaslara göre tasfiye edilmektedir.
- Tasfiye sonucunda eşlerin talep edebileceği başlıca haklar katılma alacağı ve değer artış payı alacağıdır.
- Mal rejiminin tasfiyesi davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir ve yetkili mahkeme kanunda özel olarak düzenlenmiştir.
1. Konunun Genel Çerçevesi
Mal rejimi, evlilik süresince eşlerin malvarlıkları arasındaki ilişkiyi ve evlilik sona erdiğinde bu malların nasıl paylaşılacağını belirleyen hukuki düzendir. Evlilik boşanma veya ölümle sona erdiğinde mal rejimi de sona ermekte ve eşlerin malvarlığı kanundaki kurallara göre tasfiye edilmektedir.
Uygulamada "mal paylaşımı davası" olarak bilinen bu süreç, aslında edinilmiş malların tespiti ve her bir eşin diğerinden alacaklı olup olmadığının hesaplanmasıdır. Tasfiye, kural olarak malların aynen bölüşülmesi şeklinde değil, para alacağı şeklinde sonuçlanmaktadır.
2. Hukuki Dayanak
Konuya ilişkin başlıca düzenlemeler şunlardır:
- Yasal mal rejimi ve mal rejimi sözleşmesi: TMK m.202-205
- Yetkili mahkeme: TMK m.214
- Edinilmiş mallara katılma rejimi: TMK m.218-241
- Edinilmiş mallar ve kişisel mallar: TMK m.219-222
- Mal rejiminin sona ermesi: TMK m.225
- Değer artış payı: TMK m.227
- Katılma alacağı ve hesaplama esasları: TMK m.231-236
- Geçiş hükümleri: 4722 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m.10
3. Kanundaki Düzenleme
Yasal Mal Rejimi
1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ile yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma olarak belirlenmiştir. Eşler mal rejimi sözleşmesi yaparak mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini seçebilmektedir. Mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılmakta ya da evlenme başvurusu sırasında yazılı olarak bildirilmektedir. Bu tarihten önce edinilen mallar bakımından ise önceki Medeni Kanun'un yasal rejimi olan mal ayrılığı esas alınmaktadır.
Edinilmiş Mallar ve Kişisel Mallar
Edinilmiş mallar, eşin mal rejimi süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Çalışma karşılığı edinilen gelirler, sosyal güvenlik ödemeleri, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler bu kapsamdadır (TMK m.219).
Kişisel mallar ise eşlerden birinin yalnızca kişisel kullanımına yarayan eşya, mal rejiminin başlangıcında ait olduğu malvarlığı değerleri, sonradan miras yoluyla veya karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği değerler ve manevi tazminat alacaklarıdır (TMK m.220). Kişisel mallar tasfiyeye dahil edilmemektedir.
Katılma Alacağı ve Değer Artış Payı
Her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden, bu mallara ait borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktar artık değeri oluşturmaktadır. Her eş veya mirasçıları, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m.236). Karşılıklı alacaklar takas edilmektedir.
Eşlerden biri, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahiptir (TMK m.227).
Sona Erme ve Değer Tespiti
Boşanma veya mal rejiminin değiştirilmesi hâlinde mal rejimi, davanın açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona ermektedir (TMK m.225). Edinilmiş mallar ve kişisel mallar ise tasfiye anındaki sürüm değerleriyle hesaplanmaktadır (TMK m.235).
4. Uygulamada Süreç
- Evlilik tarihi, boşanma davasının açıldığı tarih ve malların edinme tarihleri belirlenmektedir. 2002 öncesi ve sonrası edinimler ayrı hukuki esaslara tabidir.
- Tapu kayıtları, araç kayıtları, banka hesapları, şirket payları, kredi ve ödeme belgeleri toplanmaktadır.
- Her mal bakımından edinme bedelinin hangi kaynaktan karşılandığı (kişisel mal, edinilmiş mal, kredi) tespit edilmektedir.
- Dava dilekçesinde alacak miktarı belirtilmekte ya da miktarın yargılama sırasında belirleneceği durumlarda belirsiz alacak davası yoluna gidilmektedir (HMK m.107).
- Mahkeme, keşif ve bilirkişi incelemesiyle malların değerini ve katkı oranlarını hesaplatmaktadır.
- Boşanma kararı kesinleşmeden mal rejimi davası açılmışsa, boşanma davasının sonucu bekletici mesele yapılmaktadır.
Dava süresince malların elden çıkarılmasını önlemek amacıyla ihtiyati tedbir talep edilebilmekte, tapu kayıtlarına devir yasağı konulması istenebilmektedir (HMK m.389).
5. Görevli ve Yetkili Mahkeme veya Merci
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan davalarda görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakmaktadır.
Yetki bakımından TMK m.214 özel bir düzenleme içermektedir. Buna göre eşlerden birinin ölümü hâlinde ölen eşin son yerleşim yeri mahkemesi; boşanma, ayrılık, evliliğin iptali veya mal ayrılığına geçilmesi hâlinde bu davalara bakan mahkeme; diğer hâllerde davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
6. Süreler ve Dikkat Edilecek Hususlar
- Mal rejiminin tasfiyesi davası için kanunda özel bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Uygulamada genel zamanaşımı hükümleri esas alınmakta ve sürenin başlangıcı olarak boşanma kararının kesinleşmesi dikkate alınmaktadır.
- Malların değeri tasfiye anına göre belirlendiğinden, davanın açıldığı tarih ile karar tarihi arasındaki değer değişimleri sonucu doğrudan etkilemektedir.
- Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki belirli bir süre içinde yaptığı karşılıksız kazandırmalar ve diğer eşin katılma alacağını azaltma amacıyla yaptığı devirler, TMK m.229 uyarınca eklenecek değerler kapsamında hesaba katılabilmektedir.
- Aile konutu üzerinde, malik olmayan eşin rızası olmadan tasarruf yapılmasını önlemek için tapu kütüğüne şerh verilmesi istenebilmektedir (TMK m.194).
- Dava, değer üzerinden nispi harca tabidir. Bilirkişi, keşif ve tebligat giderleri ayrıca karşılanmaktadır; tutarlar her yıl yeniden belirlenmektedir.
- Mal rejimi davaları bakımından dava şartı arabuluculuk uygulanmamaktadır.
7. Sonuç
Mal rejiminin tasfiyesi, boşanma sürecinin çoğu zaman en uzun ve teknik bölümünü oluşturmaktadır. Malların hangi tarihte ve hangi kaynakla edinildiğinin belgelerle ortaya konulması, katılma alacağı ile değer artış payının doğru hesaplanmasının temelini oluşturmaktadır.
Evlilik süresinin 2002 öncesine uzanması, şirket payları veya kredili alımlar gibi durumlar ayrı hesaplama yöntemlerini gerektirebilmektedir. Somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir.
8. Akademik Kaynaklar
Bu konuya ilişkin akademik çalışmalara aşağıdaki kaynaklar üzerinden ulaşabilirsiniz. Tez ve makalelerin içeriği bu sitede çoğaltılmamaktadır.
Aramada kullanılabilecek terim: Mal rejiminin tasfiyesi
DergiPark'ta yayımlanan hakemli makalelere ücretsiz olarak erişilebilmektedir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımamaktadır.