Soruşturma Aşamasında İfade Verme ve Müdafilik Hakkı
İçindekiler
- Şüpheli, ifade alma sırasında susma hakkına ve müdafi yardımından yararlanma hakkına sahiptir.
- İfade alma ve sorgunun usulü ile yasak yöntemler CMK m.147 ve m.148'de düzenlenmektedir.
- Kanunda sayılan hâllerde şüphelinin talebi aranmaksızın baro tarafından müdafi görevlendirilmektedir.
- Hukuka aykırı yöntemlerle alınan ifade, kişinin rızası bulunsa dahi delil olarak değerlendirilememektedir.
1. Konunun Genel Çerçevesi
Bir suç şüphesinin öğrenilmesiyle başlayan ve iddianamenin kabulüne kadar süren döneme soruşturma aşaması denilmektedir. Bu aşamada şüpheli sıfatını taşıyan kişinin anlatımı kolluk veya Cumhuriyet savcısı tarafından alınmaktadır. Kanun, kolluk ve savcılık tarafından yapılan bu işleme ifade alma, hâkim veya mahkeme tarafından yapılan dinlemeye ise sorgu adını vermektedir.
İfade, soruşturmanın yönünü belirleyen en önemli işlemlerden biridir. Şüphelinin ilk anlatımı, ileride açılabilecek kamu davasında da dosyada yer almakta ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmektedir. Bu nedenle ifade öncesinde hakların bilinmesi ve müdafi yardımından yararlanılması büyük önem taşımaktadır.
2. Hukuki Dayanak
İfade alma ve müdafilikle ilgili temel hükümler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yer almaktadır:
- CMK m.2: Şüpheli, ifade alma ve sorgu kavramlarının tanımı.
- CMK m.147: İfade ve sorguda uyulacak usul ve şüpheliye hatırlatılacak haklar.
- CMK m.148: Yasak ifade alma usulleri ve kolluk ifadesinin delil değeri.
- CMK m.149: Müdafi seçimi ve müdafiin şüpheliyle görüşme hakkı.
- CMK m.150: Müdafiin görevlendirilmesi ve zorunlu müdafilik.
- CMK m.153: Müdafiin dosyayı inceleme yetkisi ve kısıtlama kararı.
- CMK m.154: Şüpheliyle görüşmenin gizliliği.
Gözaltı ile ilgili hususlar ayrıca CMK m.91 ve Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği'nde düzenlenmektedir.
3. Kanundaki Düzenleme
İfade Sırasında Hatırlatılacak Haklar
CMK m.147 uyarınca ifadesi alınacak kişiye öncelikle kimliği sorulmakta ve kimliğine ilişkin sorulara doğru cevap vermesi gerektiği bildirilmektedir. Ardından kendisine yüklenen suç anlatılmakta ve müdafi seçme hakkı bulunduğu, müdafiin hazır bulunabileceği hatırlatılmaktadır. Şüphelinin yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkı, yani susma hakkı da açıkça bildirilmektedir. Şüpheliye ayrıca şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği ve aleyhine olan şüphe sebeplerini ortadan kaldırma imkânı tanınacağı hatırlatılmaktadır.
Yasak Usuller
CMK m.148, şüphelinin beyanının özgür iradesine dayanması gerektiğini düzenlemektedir. Kötü davranma, işkence, zorla ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehdit, bazı araçlar kullanma gibi iradeyi bozan bedensel veya ruhsal müdahaleler yasaktır. Kanuna aykırı bir yarar vaat edilmesi de yasak usuller arasında sayılmaktadır. Bu yöntemlerle elde edilen ifadeler, kişinin rızası bulunsa dahi delil olarak değerlendirilememektedir. Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade ise hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamamaktadır.
Müdafi Seçimi ve Zorunlu Müdafilik
Şüpheli, soruşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilmektedir. CMK m.149, soruşturma evresinde ifade alma sırasında hazır bulunabilecek müdafi sayısını sınırlandırmaktadır. Müdafiin şüpheliyle görüşme, ifade alma sırasında hazır bulunma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenememekte ve kısıtlanamamaktadır.
CMK m.150 uyarınca şüpheli bir müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi hâlinde baro tarafından müdafi görevlendirilmektedir. Şüphelinin çocuk olması, kendisini savunamayacak derecede malul olması, sağır veya dilsiz olması hâllerinde ise istem aranmaksızın müdafi görevlendirilmektedir. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturmalarda da müdafi görevlendirilmesi zorunludur.
Dosyayı İnceleme Hakkı
Müdafi, soruşturma evresinde dosyanın içeriğini inceleyebilmekte ve belgelerin örneğini alabilmektedir. Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek hâllerde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimliği kararıyla bu yetki kısıtlanabilmektedir. Ancak yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu adli işlemlere ilişkin tutanaklar kısıtlama kapsamında tutulamamaktadır (CMK m.153).
4. Uygulamada Süreç
- Kişi, kolluktan veya savcılıktan ifadeye çağrı almaktadır. Çağrı telefonla, tebligatla veya doğrudan yakalama yoluyla gerçekleşebilmektedir.
- İfade öncesinde dosyanın konusu, kısıtlama kararı bulunup bulunmadığı ve mümkünse dosya içeriği müdafi tarafından incelenmektedir.
- Şüpheli ile müdafi arasında gizli bir ön görüşme yapılmakta; susma hakkının kullanılıp kullanılmayacağı ve hangi belgelerin sunulacağı bu görüşmede değerlendirilmektedir.
- İfade, kimlik tespiti ve hakların hatırlatılmasıyla başlamakta, ardından şüphelinin açıklamaları tutanağa geçirilmektedir.
- İfade tutanağı okunmakta, gerekli düzeltmeler yaptırılmakta ve tutanak imzalanmaktadır. İmzadan önce tutanağın anlatılanlarla uyumlu olup olmadığının dikkatle kontrol edilmesi gerekmektedir.
- Gözaltı hâlinde süre sonunda şüpheli ya serbest bırakılmakta ya da tutuklama veya adli kontrol talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilmektedir.
Gözaltına alınan kişinin bir yakınına veya belirlediği kişiye gecikmeksizin haber verilmesi de kanuni bir zorunluluktur.
5. Görevli ve Yetkili Mahkeme veya Merci
İfade, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığı veya savcılığın talimatıyla kolluk tarafından alınmaktadır. Soruşturma yeri bakımından genel kural suçun işlendiği yer Cumhuriyet başsavcılığıdır. Şüpheli başka bir yerde bulunmaktaysa ifade, talimat yoluyla bulunduğu yerdeki savcılık veya kolluk aracılığıyla da alınabilmektedir.
Gözaltı kararına, yakalamaya ve gözaltı süresinin uzatılmasına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilmektedir (CMK m.91). Tutuklama, adli kontrol ve kısıtlama kararları da sulh ceza hâkimliği tarafından verilmekte; bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilmektedir. Zorunlu müdafi görevlendirmesi ise ilgili baronun ceza muhakemesi hizmetleri birimi aracılığıyla yapılmaktadır.
6. Süreler ve Dikkat Edilecek Hususlar
- Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre hariç, kanunda öngörülen süreyi aşamamaktadır. Toplu suçlarda uzatma imkânı bulunmaktadır (CMK m.91).
- Gözaltına itiraz, sulh ceza hâkimliğine yapılmakta ve kısa sürede karara bağlanmaktadır.
- Susma hakkı, aleyhe yorumlanamayan anayasal bir haktır. Ancak kimlik bilgileri konusunda susma hakkı bulunmamaktadır.
- Kollukta müdafi olmaksızın verilen ifade, hâkim önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamamaktadır.
- Tutanakta yer almayan beyanların sonradan ispatı güç olduğundan, önemli açıklamaların tutanağa eksiksiz geçirilmesi gerekmektedir.
- Zorunlu müdafilik kapsamındaki dosyalarda müdafi ücreti Devlet tarafından karşılanmakta, mahkûmiyet hâlinde yargılama giderine eklenebilmektedir.
- Seçilmiş müdafiin ücreti, taraflar arasındaki avukatlık sözleşmesine ve her yıl yeniden belirlenen asgari ücret tarifesine tabidir.
7. Sonuç
Soruşturma aşamasında verilen ifade, sürecin bütününü etkileyebilecek nitelikte bir işlemdir. Susma hakkı, müdafi yardımı ve yasak usullere ilişkin güvenceler, şüphelinin kanundan doğan temel haklarıdır. İfade öncesinde dosya içeriğinin incelenmesi ve tutanağın imzadan önce dikkatle okunması, ileride doğabilecek sorunların önlenmesine katkı sağlamaktadır. Somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir.
8. Akademik Kaynaklar
Bu konuya ilişkin akademik çalışmalara aşağıdaki kaynaklar üzerinden ulaşabilirsiniz. Tez ve makalelerin içeriği bu sitede çoğaltılmamaktadır.
Aramada kullanılabilecek terim: Soruşturma aşamasında ifade ve müdafilik
DergiPark'ta yayımlanan hakemli makalelere ücretsiz olarak erişilebilmektedir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımamaktadır.