WhatsApp ile İletişim
CANSIZHUKUK & DANIŞMANLIK
Online Dolandırıcılık ve Yetkisiz İşlemler

IBAN Kiralama: Hesap Kullandırmanın Cezai Sonuçları ve Aklama Riski

Av. Orhan CANSIZEkim 2026Okuma süresi yaklaşık 6 dakika
İçindekiler
Kısaca
  • Hesabın kiraya verildiğinin kabul edilmesi, dolandırıcılık suçuna ilişkin sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmamaktadır.
  • Başkası hesabına işlem yapıldığının bildirilmemesi, 5549 sayılı Kanun m.15 uyarınca ayrı bir suç olarak düzenlenmektedir.
  • Hesaba gelen paranın suçtan kaynaklandığının bilinmesi hâlinde TCK m.282 kapsamında aklama suçu gündeme gelebilmektedir.
  • 7589 sayılı Kanun'la, katkısı yalnızca hesap veya ödeme aracı vermekle sınırlı kalan kişiler için ceza indirimi öngörülmüştür.

1. Konunun Genel Çerçevesi

IBAN kiralama veya hesap kiralama, bir kişinin kendi adına açılmış banka, ödeme veya kripto varlık hesabını belirli bir ücret ya da menfaat karşılığında başkasının kullanımına bırakması anlamına gelmektedir. Uygulamada hesap sahibine çoğunlukla "hesabına gelen parayı aktarman yeterli" veya "küçük bir komisyon kazanırsın" denilmekte; hesap bilgileri, kartlar ve mobil bankacılık şifreleri üçüncü kişilere teslim edilmektedir.

Bu hesaplar, online dolandırıcılık, yasa dışı bahis ve benzeri faaliyetlerden elde edilen paranın kaynağının gizlenmesi için kullanılmaktadır. Mağdurun parası önce kiralanan hesaba gönderilmekte, ardından kısa süre içinde başka hesaplara veya kripto varlıklara aktarılmaktadır. Para hareketinin izi sürüldüğünde ilk ulaşılan kişi, çoğu zaman hesabı kiraya veren kişi olmaktadır.

Soruşturma aşamasında hesap sahibinin "hesabımı kiraya verdim, dolandırıcılıktan haberim yoktu" şeklindeki beyanı sıkça görülmektedir. Ancak hesabın kiralandığının kabul edilmesi, cezai sorumluluğu kendiliğinden sona erdirmemektedir. Bu beyan dolandırıcılık bakımından kastın değerlendirilmesinde dikkate alınmakla birlikte, aynı zamanda başka suç tiplerini de gündeme getirebilmektedir.

2. Hukuki Dayanak

  • TCK m.157-158: Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık. Banka veya kredi kurumlarının ya da bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması nitelikli hâl olarak düzenlenmektedir.
  • TCK m.158/4: 7589 sayılı Kanun'la eklenen, hesap veya ödeme aracı vermekle sınırlı katkı hâlinde ceza indirimi.
  • TCK m.37-39: Müşterek faillik ve yardım etme.
  • 5549 s. Kanun m.15: Başkası hesabına işlem yapıldığının beyan edilmemesi.
  • TCK m.282: Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama.
  • CMK m.128/A: Bilişim yoluyla işlenen suçlarda hesaplara ilişkin tedbirler.
  • TBK m.49 ve TBK m.77: Haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade ve tazminat talepleri.

3. Kanundaki Düzenleme

Dolandırıcılık Suçu Bakımından Kast

Dolandırıcılık suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Hesap sahibinin dolandırıcılık suçundan sorumlu tutulabilmesi için eylemin bir dolandırıcılık planına hizmet ettiğini bilmesi veya en azından bu sonucu öngörüp kabullenmesi gerekmektedir. Hesabın ücret karşılığında yabancı kişilere teslim edilmesi, kısa süre içinde yüksek tutarlı ve farklı kişilerden gelen para hareketleri, paranın hemen çekilip aktarılması gibi durumlar, kastın varlığına ilişkin değerlendirmede önemli görülmektedir.

Hesap sahibinin rolüne göre müşterek faillik veya yardım etme hükümleri uygulanabilmektedir. Mağdurla iletişim kuran, paranın akışını yöneten veya birden fazla hesabı organize eden kişinin sorumluluğu, yalnızca hesabını veren kişiden farklı değerlendirilmektedir.

7589 Sayılı Kanun ile Getirilen İndirim

7589 sayılı Kanun'la TCK m.158'e eklenen dördüncü fıkra uyarınca, dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişinin katkısı; banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını, hesabın kullanılması için gerekli bilgi ya da araçları başkasına vermekle sınırlı kalmışsa ceza yarı oranında indirilmektedir. Bu düzenleme bir af niteliği taşımamakta, suçun varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Katkısı bu sınırı aşan kişiler indirimden yararlanamamaktadır. Kanunun geçici hükmü, kesinleşmiş ve infaz aşamasındaki dosyalar bakımından da özel kurallar içermektedir.

5549 Sayılı Kanun m.15: Başkası Hesabına İşlem Yapıldığının Bildirilmemesi

5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun m.15 uyarınca, bankalar gibi yükümlüler nezdinde kimlik tespitini gerektiren işlemlerde kendi adına fakat başkası hesabına hareket eden kişi, işlemi yapmadan önce kimin hesabına hareket ettiğini yükümlüye yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirimin yapılmaması, altı aydan bir yıla kadar hapis veya beş bin güne kadar adli para cezası gerektiren bir suç olarak düzenlenmektedir.

Bu suç bakımından dolandırıcılık planının bilinmesi aranmamaktadır. Hesabın başkasının kullanımına bırakıldığını ve hesaptaki işlemlerin başkası adına yapıldığını kabul eden kişinin beyanı, bu suçun unsurları yönünden aleyhe değerlendirilebilmektedir.

TCK m.282: Aklama Suçu

TCK m.282 uyarınca, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini yurt dışına çıkaran ya da bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru yolla elde edildiği izlenimini uyandırmak amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılmaktadır. Suça iştirak etmeksizin, bu değerleri niteliğini bilerek kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi bakımından da aynı maddenin ikinci fıkrasında ayrı bir yaptırım öngörülmektedir.

Hesaba gelen paranın suçtan kaynaklandığının bilinmesine rağmen paranın çekilmesi, başka hesaplara aktarılması veya kripto varlığa dönüştürülmesi, aklama suçu yönünden değerlendirme yapılmasına yol açabilmektedir.

4. Uygulamada Süreç

  1. Mağdurun şikâyeti üzerine Cumhuriyet başsavcılığı, paranın gönderildiği hesapları bankalardan ve ödeme kuruluşlarından tespit etmektedir.
  2. Bilişim yoluyla işlenen suçlarda, suçtan elde edildiği değerlendirilen değerlerin bulunduğu hesaplar bakımından CMK m.128/A kapsamında tedbir uygulanabilmektedir. Bankalar da kendi değerlendirmeleri doğrultusunda hesap kullanımını kısıtlayabilmekte ve şüpheli işlem bildiriminde bulunabilmektedir.
  3. Hesap sahibi şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmaktadır. İfadede hesabın kime, hangi koşullarla ve ne karşılığında verildiği, para hareketlerinden haberdar olunup olunmadığı sorulmaktadır.
  4. Hesap sahibinin ifadesi, banka kayıtları, mesajlaşmalar, cihaz ve IP kayıtları birlikte değerlendirilerek dolandırıcılık, 5549 sayılı Kanun m.15 ve aklama suçları yönünden ayrı ayrı inceleme yapılmaktadır.
  5. Yeterli şüphe bulunması hâlinde iddianame düzenlenmekte; aksi hâlde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmektedir.
  6. Ceza yargılamasından bağımsız olarak mağdur, parasının iadesi için hesap sahibine karşı haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak hukuk mahkemesinde dava açabilmektedir.

5. Görevli ve Yetkili Mahkeme veya Merci

Soruşturma, suçun işlendiği yer Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütülmektedir. Bilişim yoluyla işlenen dolandırıcılıkta paranın gönderildiği veya çekildiği yer de soruşturma ve yargılama yetkisi bakımından önem taşımaktadır.

7571 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik uyarınca nitelikli dolandırıcılık davalarında asliye ceza mahkemesi görevlidir. 5549 sayılı Kanun m.15 ve TCK m.282 kapsamındaki suçlarda da kural olarak asliye ceza mahkemesi görevlidir. Görevli mahkeme, iddianamede gösterilen suç vasfına ve dava tarihindeki yürürlükteki düzenlemeye göre belirlenmektedir.

Soruşturma aşamasındaki el koyma ve hesap tedbirlerine karşı sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilmektedir. Mağdurun iade ve tazminat talepleri ise genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülmektedir.

6. Süreler ve Dikkat Edilecek Hususlar

  • İfadeye çağrılan hesap sahibinin müdafi yardımından yararlanma hakkı bulunmaktadır. İfadenin içeriği, birden fazla suç tipi yönünden sonuç doğurabileceğinden özenle hazırlanması gerekmektedir.
  • "Hesabımı kiraya verdim" şeklindeki beyan, dolandırıcılık bakımından kastın yokluğunu ispatlamaya yetmemekte; 5549 sayılı Kanun m.15 yönünden aleyhe değerlendirilebilmektedir.
  • Hesabın kime teslim edildiğine ilişkin mesajlar, ödeme kayıtları ve tanık bilgileri silinmemeli, saklanmalıdır.
  • Hesap bilgileri, kartlar ve şifreler hiçbir koşulda üçüncü kişilerle paylaşılmamalıdır. "Hesabına para gelecek, aktarman yeterli" şeklindeki teklifler, ciddi cezai risk taşımaktadır.
  • 7589 sayılı Kanun'daki indirim ve geçiş hükümleri, derdest ve kesinleşmiş dosyalar bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
  • Mağdurun zararının giderilmesi, etkin pişmanlık hükümleri bakımından sonuç doğurabilmektedir. Güncel düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir.

7. Sonuç

IBAN kiralama, hesap sahibinin yalnızca dolandırıcılık suçu bakımından değil, başkası hesabına işlem yapıldığının bildirilmemesi ve aklama suçları bakımından da sorumluluğunu gündeme getirebilen bir eylemdir. Hesabın kiraya verildiğinin kabul edilmesi, bir suç yönünden savunma olarak ileri sürülse de başka bir suç yönünden aleyhe sonuç doğurabilmektedir.

Bu nedenle soruşturmanın ilk aşamasından itibaren beyanların ve delillerin bütün suç tipleri birlikte gözetilerek değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir.

8. Akademik Kaynaklar

Bu konuya ilişkin akademik çalışmalara aşağıdaki kaynaklar üzerinden ulaşabilirsiniz. Tez ve makalelerin içeriği bu sitede çoğaltılmamaktadır.

Lisansüstü TezlerYÖK Ulusal Tez Merkezi
YÖK Ulusal Tez Merkezi'nde Arama

Aramada kullanılabilecek terim: IBAN ve hesap kiralama

Hakemli Dergi MakaleleriDergiPark
“IBAN ve Hesap Kiralama” İçin DergiPark Sonuçları

DergiPark'ta yayımlanan hakemli makalelere ücretsiz olarak erişilebilmektedir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımamaktadır.

← Online Dolandırıcılık ve Yetkisiz İşlemler

Resmî Kaynaklar

Mevzuat, yargı kararları ve kamu kurumlarına ait resmî sitelere aşağıdaki bağlantılar üzerinden ulaşabilirsiniz. Bağlantılar yeni sekmede açılmaktadır.